Bilmiyoruz her tarafımız
dokunmatik ekranlarla dolu nereye baksak şarj olmayı bekleyen, bir şey sorsa da
cevaplasam diyen bir sürü makineyle dolu koşturan koşturana kimse kimsenin
yüzüne bakmadan yine gülümsüyorlar çarpık bakış ve çarpık yürüyüşleriyle.
Sorsan her şeye uzaklar uzakla gerçeklere. İşte bu devirde gerçek ne
kadar uzakta olabilir ki? Sahi neyimize güveniyoruz? Bir gün kaydıracaklar
ayaklarımızı, ayakkabılarına sıkı sıkı tutunan küçük parmaklar bile boş
verecekler artık. Bir gün gelecek akşam diziye, maça yetişmek için attığımız
ayaklar olacak sonumuz düşeceğiz dipsiz kör kuyuya. Ne çıkaran ayakların olacak
yanında, ne de ayakkabılarına sıkı sıkıya bağlı kalan küçük parmaklar.
Yetişeceğin bir şey olmayacak hayatında amaçsız karanlığın içinde ki tek amacın
duan olacak. İşte hala bilmiyoruz ya da bilmemekte ısrarcıyız biz arkana
dönüp baktığında kimse olmayacak kimseler kurtarmayacak seni seni bir tek
sen kurtarırsın bu hayatta ne o dizilerin ne de o gülümseyen sahte yüzlerin.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder