15 Aralık 2015 Salı

DARKWOOD Erkek Bot


Bu sezona damga vuracak olan erkek botlarımızda son nokta. Yediden yetmişe beğenilerin hedefi olan DARKWOOD botlarımızın kalitesi ve bize verdiği güvenle ön planlarda her zaman durmayı başarıyor. Erkelerin tarz olarak en çok ilgilendikleri de botlar olmuştur . Sizlere güvenceli ve güzel, kaliteli ayakkabılar almanızda yardımcı olmak için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Siz de bu bota sahip olmak istiyorsanız sitemize gelerek isteğinizi yerine getirebilirsiniz.










14 Aralık 2015 Pazartesi

Gariptir İnsanlar

Bilmiyoruz her tarafımız dokunmatik ekranlarla dolu nereye baksak şarj olmayı bekleyen, bir şey sorsa da cevaplasam diyen bir sürü makineyle dolu koşturan koşturana kimse kimsenin yüzüne bakmadan yine gülümsüyorlar çarpık bakış ve çarpık yürüyüşleriyle. Sorsan her şeye uzaklar uzakla gerçeklere.  İşte bu devirde gerçek ne kadar uzakta olabilir ki? Sahi neyimize güveniyoruz? Bir gün kaydıracaklar ayaklarımızı,  ayakkabılarına sıkı sıkı tutunan küçük parmaklar bile boş verecekler artık. Bir gün gelecek akşam diziye, maça yetişmek için attığımız ayaklar olacak sonumuz düşeceğiz dipsiz kör kuyuya. Ne çıkaran ayakların olacak yanında, ne de ayakkabılarına  sıkı sıkıya bağlı kalan küçük parmaklar. Yetişeceğin bir şey olmayacak hayatında amaçsız karanlığın içinde ki tek amacın duan olacak.  İşte hala bilmiyoruz ya da bilmemekte ısrarcıyız biz arkana dönüp baktığında  kimse olmayacak kimseler kurtarmayacak seni seni bir tek sen kurtarırsın bu hayatta ne o dizilerin ne de o gülümseyen sahte yüzlerin.

13 Aralık 2015 Pazar

Güvenme

Kaybolduk kendi yalnızlığımızda. Unuttuk bir tene sarılmanın sıcaklığını.Bahanelerimiz oldu kendimizce; kimseye güvenemiyorum, kimseyi hissedemiyorum… Yalancı sarılmalarımız oldu bu yüzden. Ama için için her defasında daha sıkı sarılmak istedik, daha sıkı… Sonra korkup vazgeçtik, incitmekten incilmekten. Vazgeçtikçe kaybolduk, kayboldukça yalnızlaştık.Sıcak bir sarılmanın tadını sözlerde şiirlerde ve şarkılarda aradık. Oysa bazı şeylerin çaresi yoktu bu dünyada. Dermanı bilinen ama dermanımızın olmadığı bir dertti bizimkisi. Suçlular aradık kendimizce, kendimizin suçlu olduğunu bile bile. Yalnızlık maharetmiş gibi güzelmiş gibi anlattık çevremize.Bir tek kendimize anlatamadık bir tek kendimize… Zaman geçti ayaklar bile güvenmez oldu sarıp sarmalayan , onu koruyan ayakkabıya..anlamlı anlamsız her şey sorgulanır oldu. Bazen de en yakın omzuna bile git diyesin gel ama sustur şu içine en iyisi sarıl.